Mobil platformlardaki uygulamalarınızı mutlaka çevirmeniz gereken 10 dil

Mobil platformlardaki uygulamalarınızı mutlaka çevirmeniz gereken 10 dil

Mobil uygulama veya oyunları tek bir dilde tanıtmak çoğu zaman yeterli gelmez. Uygulama yayıncısının, hasılatın çok olduğu ve gelişen piyasalarda yer edinebilmesi için birden çok dilde yerelleştirme yapması, listenin başına oynayabilmesi için en az on dile destek vermesi gerekir.

5fd93e46da3244f5b703c8cf6308ca7f

*App Annie’nin 2013 yılında yaptığı analizde Japonya, ABD ve Güney Kore, Google Play’in oyun gelirlerinin %75’ini oluşturuyor.

*iOS, 2013 yılında çoğu ülkede açık ara fark ile Güney Kore, Japonya ve Tayvan için aynı durum söz konusu değil.

Apple cephesinden tanıdığımız App Store, uygulama indirme sayısı ve gelir anlamında çoğu ülkede lider ancak 2014 yılı istatistiklerine göre bu durum artık ABD’de geçerli değil. Geçtiğimiz 2014 yılında, Japonya ve Güney Kore’de Google Play üzerinden ABD’de daha fazla gelir elde edilmiş. Japonya’nın da App Store gelirlerinde ABD’nin sadece bir adım gerisinde olduğunu belirtelim

Aşağıda gördüğünüz grafikte ise ise App Store’un üç büyük gücünün Japonya, Güney Kore ve ABD’den oluştuğu görülüyor.

dilde 3 super guc

*Grafik, iOS ve Google Play’in 2014’ün üçüncü çeyreğinde bölgelere göre hasılat ve indirme miktarlarını göstermektedir.

*Gelişen piyasalar; Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin. Apple’ın Çin pazarına daha yeni girdiğini belirtelim.

*Takip edilmesi gereken pazarlar ise; Meksika, Endonezya, Türkiye ve Vietnam.

Uygulamalarının başka dillere çevrilmesini isteyen müşterilerin sıklıkla sorduğu ama belki de en önemli sorulardan biri de şöyle oluyor:

“Uygulamamı/sitemi/oyunumu başka hangi dillere çevirmemi tavsiye edersiniz?”

Mobil bir uygulama veya oyun için 10 dilden oluşan bir yerelleştirme listesi oluşturulurken mobil uygulamaların ve oyunların hatrı sayılır gelir getirdiği İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi İngilizce konuşulan ülkeler listede mutlaka bulunmalı. Kullandığımız çoğu uygulamadan yola çıktığımızda İngilizcenin mobil uygulama piyasasına egemen olduğunu görüyoruz.

Piyasanın hem iOS hem de Android’deki diğer bir hatrı sayılır oyuncusu da Çin. Geçtiğimiz 2014 yılında mobil oyun piyasası gelirlerinde Çin, dünya çapında ikinciliğe yükseldi. Oyunların App Store’da elde edilen toplam gelirinin neredeyse %75’ini oluşturduğunu belirtelim.

İnternet ve mobil aygıt kullanıcıları arasında yaygın olan basitleştirilmiş Çince, uygulamanızı çevireceğiniz listenin dördüncü sırasında yer alıyor. Hangi liste? Yazımızın sonunda listemiz oluşmuş olacak.

Eski dünyayı da (Avrasya ve Afrika) unutmak olmaz. Bilindiği üzere, Avrupa kıtasında mobil uygulama ve oyunlardan elde edilen gelirin aslan payı en gelişmiş ülkelerden Almanya, Fransa ve İtalya’dan geliyor. AppLift ve Newzoo’ya göre Batı Avrupa’da mobil oyunlardan elde edilen gelir 2014 yılının sonuna doğru 3.2$ milyar dolara ulaşmış. Bu da Batı Avrupa’yı, Kuzey Amerika ve Asya Pasifik’ten sonra mobil oyunlardan elde edilen gelir bazında üçüncü en büyük bölge haline getiriyor.

Poster-The-Global-Mobile-Games-297x841mm_b

Poster-The-Global-Mobile-Games-297x841mm_b

*Global mobil oyun gelirlerinin bölge bölge ayrılmış haritası.
Kaynak: AppLift ve Newzoo.

Yine bir istatistik sitesi olan Statista’nın 2014 yılı için dünya çapında başı çeken oyun piyasalarına dair grafiği;

Leading-gaming-countries-worldwide-by-revenue-2014-_-Statistic

Almanya, Avrupa piyasasında mobil uygulamalar ve oyunlardan elde edilen gelir bazında başı çekiyor. App Annie Index’inde 2014’ün üçüncü çeyreğinde Almanya’nın Google Play’in en fazla gelir elde ettiği dördüncü ülke olduğu belirtiliyor. Uygulamanızı çevirmeniz gereken on dil listemizde 5. sırayı Almanca, 6. sırayı ise Fransızca alıyor. İtalyanca da İspanyolca ve Portekizceyi takip ediyor. Portekizce niye İtalyanca ve İspanyolca’dan sıralama olarak daha yukarda diye soracak olursanız, Brezilya’nın Google Play’deki piyasa payının 2014’ün üçüncü çeyreğinde diğer ülkelerden çok daha fazla artış göstermesini cevap olarak sunabiliriz. Toplamda yıllık gelir artışı hesaplandığında Latin Amerika’nın mobil oyunculuk sektörünün %60’ı geçtiği belirtiliyor ki bu diğer tüm ülkelerden çok daha fazla.

Son olarak da başka bir büyüyen piyasa olan Güneydoğu Asya’ya bakmanızı tavsiye ediyoruz. 2014 yılı Global Oyun Piyasa Raporu’nda Newzoo’nun belirttiği üzere, şu ülkeler Güneydoğu Asya’daki oyun gelirlerinin %97’sini temsil ediyor; Endonezya, Singapur, Malezya, Tayland, Filipinler, Vietnam. Bu yüzden de listemizin 10. sırasında bu bölgede en çok konuşulan dil olan Malayca bulunuyor.

2015 yılı için listemizi şekillendirmek gerekirse;

1. İngilizce
2. Japonca
3. Korece
4. Çince
5. Almanca
6. Fransızca
7. Brezilya Portekizcesi
8. İspanyolca
9. İtalyanca
10. Malayca

Kaynak: gamedev.net /  Today’s web
Çeviri ve derleme: Burak ŞOLT

 

 

 

 

 

Kökeni ilginç 9 İngilizce kelime

Kökeni ilginç 9 İngilizce kelime

Çeşitliliği ve sürekli değişen kelime hazinesiyle bilinen İngilizce, bu yapısıyla etimolojik çalışamalar için ideal bir aday. Aşağıdaki listede, İngilizcedeki yaygın bazı kelimelerin ilginç hikâyelerini ele alıyoruz.

Listede ele aldığımız kelimeler ve daha fazlası için OxfordDictionaries.com‘daki ‘Explore’ sekmesine girin ya da Twitter’da @OxfordWords ve @OED‘yi takip edin.

1. Squirrel

shadow-tail

Yunanca bir kelime olan “skiouros” kelimesinden gelir ve bu kelimenin asıl anlamı “gölge kuyruk”tur.

2. Awkward

Bir sıfat olan “awkward” kelimesinin kökeni Eski Norveççedeki “ters dönmek” anlamına gelen “afugr” kelimesine dayanır. Bu bağlamda örneğin bir hayvanın sırtının üstüne dönüp düz dönememesi için de kullanılabilir

3. X

OED‘nin yaptığı araştırmaya göre “X” ilk olarak doğabilimci Gilbert White’ın 1763 yılında yazdığı bir mektupta bir öpücüğü temsil etmek üzere kullanılmıştır.

4. Corridor

Daha önce birisi size koridorlarda koşmamanızı söylemiş miydi? “Corridor” kelimesi Latincedeki “currere” yani “koşmak” kelimesinden gelir ve aslında “koşan yer” anlamına gelir. “Bir yapı içerisindeki uzun geçit” şeklindeki modern anlayış 19. yüzyılın başlarına dayanır.

5. Sarcasm

sarcasm

Yunanca “Sarkezein” yani “et korparmak” kelimesinden gelir.

6. Clue

Clue kelimesi aslında “iplik yumağı” anlamına gelir. Şu anki anlamı ise ipliğin bireyi bir labirentten kurtulması için yol gösterici olarak kullanılması bağlamından geliyor.

7. Girl

İlk kullanıldığı zamanlarda “girl” kelimesi her iki cinsiyet için çocuk veya genç birini tabir ederken kullanılıyordu. Terimin kökeni tam olarak bilinmiyor ancak Kuzey Almanya kullanılan yerel bir dildeki “gör” yani “çocuk” kelimesinden geldiği tahmin ediliyor.

8. Computer

“Computer” kelimesi 1613 yılından beri bir kişiden bahsederken kullanılmaktaydı, 1869 yılında makineleri ve 1946 yılından bu yana da elektronik aygıtlar için kullanılıyor.

9. Daisy

days-eye

“Daisy” kelimesi “day’s eye” kelimesinin birleştirilmiş halidir. (Çünkü papatya sabah vakti açar ve gece vakti yapraklarını kapar.)

Kaynak: Oxford Dictionaries
Çeviri: Burak ŞOLT

 

İş dünyasında çok dilli web sitelerine niye ihtiyaç duyulur?

İş dünyasında çok dilli web sitelerine niye ihtiyaç duyulur?

Geçtiğimiz yirmi seneden görüldüğü üzere internet, iletişimi hiç olmadığı kadar kolaylaştırmasıyla durmadan büyüdü ve global bir olgu haline geldi.

İnternet ağının potansiyelinden faydalanmak isteyen her işletmenin atması gereken ilk adım ise çok dilli bir web sitesi kurmak oluyor. Müşteri tabanını genişletmekten ürünlerinin global ölçekte ucuza pazarlanmasına kadar birçok çalışmayı gerçekleştirmenin yolu işletmelerin web sitelerinde birden fazla dil seçeneği sunmalarından geçiyor. Şimdi çok dilli web sitelerinin neden bu kadar önemli olduğuna dair birkaç madde sıralayalım.

1. Büyüyen piyasalarda kullanıcılara hitap etme

Belki de üzerine düşünülmesi gereken en önemli nedene gelelim. Uzun zamandır, başlangıcından olacak ki, internette İngilizce konuşan kullanıcılar ağırlıktaydı. Günümüzde ise bu büyük ölçüde değişmiş durumda. Hatta yakında Çince, Mandarin, İspanyolca veya Arapçanın, İngilizceyi yerinden etmesiyle İngilizcenin internet ağında bir azınlık haline gelmesi söz konusu.

Web sitelerinin birçok dile çevrilmesiyle, büyüyen piyasalar arasında tabiri caizse bir yol kurulması, işletmelerin sürekli güçlenecek sadık bir kullanıcı kitlesi oluşturulması yolunda akıllıca bir adım olacaktır. Kullanıcı modelleri veya site/kullanıcı ilişkileri belirlenmemiş ülkelere hitap etmek riskli bir adım olarak görülebilir ancak çevirinin maliyeti, genişleyen hedef kitleyle buluşmanın potansiyel faydalarıyla kıyaslandığında gayet cüzzi kalıyor.

2. Markaya olan güvenin artması

Yabancı dildeki bir web sitesinden alışveriş yapmak müşterilerin aklını çoğu zaman karıştıran bir süreçtir. İşletmeler ise mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunmanın gayretinde olmalıdırlar ve bu çabanın büyük bir kısmını da web sitesinde birçok dil alternatifi sunma oluşturur.

Avrupa’da yapılan bir ankete göre çoğu internet kullanıcısının bir web sitesinde bilgi ararken kendi dilini kullanmayı tercih ettikleri görüldüğü belirtiliyor. Kullanıcının, yabancı bir web sitesi üzerinden para harcama durumunda hissettiklerine gelindiğinde ise bunu sadece tasavvur edebildiğimizi görüyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse, kullanıcıların neredeyse tümünün anlamadığı şeye güvenmeyeceğini ifade edebiliriz.

3. Satışların artışı

Tüm bunlar doğal olarak satışlarda hatrı sayılır bir artış sağlar. Web sitenize başka bir dil seçeneğini eklemek satışları %100’e kadar arttırabilecek potansiyele sahiptir. Mesele küçük yatırımlarla satışları arttırmaya geldiğinde belki de bir web sitesini farklı dillere çevirmekten iyi bir strateji yoktur diyebiliriz.

4. Az maliyetli pazarlama çözümleri

Bir markanın ya da ürünün yabancı marketlerdeki farkındalığını arttırmak için çeşitli yollar mevcut ancak hiçbiri site içeriğini hedef bölgenin diline çevirmekten uygun maliyetli değil.

Bu süreç sadece mali olarak değil, aynı zamanda marka hakkında belli bir imaj kurma, yeni müşterilerle yeni ilişkiler geliştirme ve şirkete prestijli, uluslararası bir dokunuş getirme olarak da düşünülmelidir. İşletme sahipleri, ürünlerinin “yabancı” değeri dolayısıyla birdenbire bölge marketini tabiri caizse sallayacağını ummamalıdır. Aynı dili konuşmalı, tüketicilerin güvenini kazanmalı ve güçlü bir uluslararası marka oluşturmalıdır.

5. Geliştirilmiş SEO

Web sitesini farklı dillere çevirmek, SEO’sunu güçlendirmek için akıllıca bir hamledir. Bu sayede, çok dilli bir web sitesi, müşteri kendi dilinde herhangi bir ürün ya da hizmeti aradığında daha üst sıralarda yer alır. Bu da sadece web üzerinden satış yapan işletmeler için hayli rekabetçi bir üstünlük kurar. Bir yandan mümkün olduğunca çok müşteriye ulaşıp bir yandan da içeriklerinin arama motorlarına uygun olup olmadığından emin olmaları sağlanmış olur.

Çok dilli web siteleri, günümüzde çevrimiçi markette artık bir standart. İşletme sahipleri, web sitelerinin internetten önce ulaşılması güç hedef kitlelere hitap etme imkanı sunduğunun farkındalar. Akıllıca hamleler yapanları ise çeşitli müşteri gruplarının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edilen web sitelerini birçok dile çevirerek bu fırsattan mümkün olduğunca faydalanacaklar.

Yazar:  Monique Craig –  Omniglot
Çeviri: Burak ŞOLT

Çevirisi zor ama etkileyici kelimeler

Çevirisi zor ama etkileyici kelimeler

Warmduscher kelimesi, Almancada sadece sıcak suyla duş alan, sarışınları andıran, İngiliz argosundan çevirirsek süt çocuğu denilebilecek kimseleri belirtmek için kullanılan bir kelimedir. Arapçadaki Gurfa kelimesi ise bir avucun alabileceği su miktarını belirtir. Korecedeki Nunchi kelimesi de bir başka kimsenin ruh halini gözlemleme ve belirleme sanatının adıdır.

Mutlaka bu kelimeleri kullanan insanlarla karşılaşmışız veya bu hisleri biz de hissetmişizdir ancak bu kelimeleri tanımlayacak bir kelime bulamamışızdır. Schadenfreude kelimesi, bir başkasının talihsizliğinden zevk alma, gibi kelimeler direkt olarak İngilizceye çevrilememektedir.

Yazar ve çizer Ella Frances Sanders, dünyanın dört bir yanından, çağrışım gücü yüksek kelimelerin bazılarını Penguin Random House‘dan çıkan yeni resimli kitabı Lost in Translation‘da topladı. Haziran ayında İngiltere’de yayınlanacak olan kitabın halihazırda Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanmış olduğunu belirtelim. Sizler için evde, işte ve daha birçok yerde işinize yarayabileceğini düşündüğümüz birkaç kelimeyi sıraladık;

Tretår (İsveççe) – Tek başına “tår” bir fincan kahve anlamına gelir. “patår” kelimesi de içeceği tazelemek anlamına geliyor, yani Tretår ikinci defa tazelemek oluyor. Bir başka deyişle, fincanın üçüncü kez doldurumasını belirtiyor.

Tsundoku (Japonca) – Kitabı aldıktan sonra okumamaya denir. Sıklıkla diğer okunmayan kitapların yığınına katılması durumunu ifade eder.

Cotisuelto (Karayip İspanyolcası) – Gömleğinin ucunu pantolonu veya eteğinin içine sokmamakta ısrar eden erkeklere denir.

Struisvogelpolitiek (Flemenkçe) – Kelimesi kelimesine “devekuşu politikası” şeklinde çevrilebilir. Kötü bir şey olduğu vakit görmezlikten gelip, aldırış etmeden işine devam etmeye denir.

Poronkusema (Fince) – Bir geyiğin ara verene kadar yorulmadan alabileceği yol anlamına gelir.

Drachenfutter (Almanca) – Kelimesi kelimesine “ejderha yemi” şeklinde çevrilebilir. Kötü bir davranışı yüzünden kocanın, karısına verdiği hediyeyi belirtmek için kullanılır.

Kaynak: http://qz.com/396076/tretar-tsundoku-jugaad-and-other-useful-but-untranslatable-words-from-around-the-world/
Ç
eviri: Burak ŞOLT

Dictionary.com’dan yeni kelimeler

Dictionary.com’dan yeni kelimeler

Önde gelen çevrimiçi kaynaklardan biri olan Dictionary.com, geçtiğimiz günlerde kayıtlarına geçmesini planladıkları yeni kelimeleri duyurdu. Dijital hayatın karanlık yanlarına sözel anlamda ışık tutulmasıyla eklenecek kelimeler, internetin bilinçsiz kullanıcıları yanıltma, yozlaştırma ve hatta onlara zarar verme amacıyla kullanılabileceği farklı yöntemlere karşı giderek büyüyen endişeyi gözler önüne serdi.

Dijital sözlükte yapılacak değişiklikler ve yeni eklenecek kelimeler çok katmanlı bir süreçten geçti. Dictionary.com’un içerik yetkilisi Rebekah Otto, bu süreçte her yeni terimin haber vericilik, kullanım sıklığı ve ilgili çevrimiçi aramalar bakımından gözden geçirildiğini bildiriyor. Mesela “Microagression” kelimesi, bu kelime sitenin 2014’te anlamı için yapılan başarısız aramalardaki yükselişinin fark etmesi ardından gereğinin yapılması için sözlükbilimcilere iletilmişti.

“Microagression” kelimesiyle beraber göze çarpan internet merkezli kelimeler ve bu kelimelerin Dictionary.com’a göre tanımları şöyle;

Blackhat: Kişisel kâr veya zarar verebilme zevki amacıyla bir güvenlik sistemini ihlal eden hacker.

Cybercrime: İnternet, bilgisayar sistemi veya bilgisayar teknolojileriyle ilgili suç veya suç sayılabilecek faaliyetler.

Dark web: Arama motorlarından kasıtlı olarak gizli tutulan internet, gizli IP kullanır ve sadece özel bir internet tarayıcısı üzerinden girilebilir.

Dox: Bir başkasının kişisel bilgilerini isteği dışında yayınlamak.

Revenge porn: Birinin cinsel içerikli fotoğraf veya görsellerinin, bu genelde kişinin eski partnerleri söz konusu olur, kişinin isteği dışında çevrimiçi ortamda paylaşılması.

Swat: (Özellikle video oyuncular arasında) ceza veya öç alma amaçlı, tehdit edildiği doğrultusunda yalan söylenmesi üzerine suçsuz bir kişiye SWAT timi gönderilmesine sebep olmak.

Çevrimiçi sözlüğün veri bazlı düzeltme ve ekleme süreçleri aynı zamanda kullanıcılara hizmet verebilecek bir yazım kaynağının önünü açmış oldu. “Kullanıcılarımızın merağını gidermek görevlerimizden biridir,” diye belirtiyor Otto.

Küçük düşermek ve zarar vermek amacıyla bilgi yayma anlamındaki argo tabir olan “revenge porn” kelimesini ele alalım. Çevrimiçi ortamlarda cinsel taciz amacıyla çokça kullanılan kelimelerin resmi sözlüklerde yer edinmeleri internet, sosyal medya ve korunmasız topluluklar arasındaki problemli ilişkinin kabule edildiğine dair önemli gösterge niteliği taşıyor. 2014 yılında Pew Araştıma Merkezi’ne göre genç kadınlar çevrimiçi ortamlarda yaşadıkları tacizin orantısız bir şekilde arttığını belirtmişler. Bu tacizlerin içerisinde cinsel taciz ve röntgenciliğin büyük bir yer kapladığı söylenenler arasında.

Dictionary.com gibi çevrimiçi sözlükler günümüzün sosyal ortamlara bağlı kültüründe önemli bir görevi yerine getiriyor. Yıllar geçtikçe kelime anlamlarının nasıl değiştiğinin izini sürerek teknolojik yeniliklere ayak uyduruyor ve cinsiyet, ırk gibi konularda toplumsal geçişleri yansıtıyor. Bu kaynaklar modern davranış ve trendleri kullanıcılara yansıtıyor, kişileri gelişmelerden haberdar ediyor. Dictionary.com’un en yeni düzeltme ve eklemeleri kullanıcılara, internetin faydalı bir şey olsa da aynı zamanda karanlık ve tehlikeli bir yer de olabileceğine dair sinyal veriyor.

Kaynak: http://blog.dictionary.com/2015-new-words/

Çeviri: Burak Şolt
Düzelti: Çağdaş Acar