Çevirmen: Disiplinlerötesine Doğru

Mütercim-Tercümanlık bölümünden mezun olup, kendimi önce Kadın Çalışmaları’nda sonra da Almanya’da Erasmus yaparken bulmam arasında sanki zaman ışık hızıyla geçmiş gibi… Ama bu hızla akıp giden zaman, iki yıl öncenin yeni mezun çevirmeni ile şu anda Berlin’de bir parkta oturup insanları gözlemleyerek bu yazıya başlayan Damla arasında elbette farklılıklar yarattı.

Çeviri hakkında ne kadar akademik düşünürsem düşüneyim, gerçek hayata dokunmayan ve hayatın kendisinden beslenmeyen çevirmenin eksik kalacağını düşünüyorum. Elbette bunun da bilimsel bir açıklaması var. Toplumun normlarını kavramak, farklı hedef kitlelerinin varlığıyla ilişkiye geçmek, farklı durumlara farklı çözümler getirmek gibi çeviri pratiklerine de dokunabilir hayat. Bu bağlamda Kadın Çalışmaları yeni mezun bir çevirmen için iki anlam taşıyabiliyor. Öncelikle bir birey olarak topluma ve hayata temas ettiği noktaları anlamlandırma konusunda, toplumsal cinsiyete dair okumalar ve tartışmalar büyük önem teşkil ediyor. Bir yandan da alana giriş aşamasında gerçekleştirilen sistematik okumalar, bir çevirmenin sosyal bilimler alanıyla sağlam temeller üzerinden tanışmasını sağlıyor. Kadın Çalışmaları ülkemizde lisans düzeyinde eğitim vermeyen bir alan. Bu durum, farklı alanlarda eğitim almış insanları bir araya getirebilme olanağı tanıyor.

Kadın Çalışmaları ya da yurtdışında daha yaygın olarak kullanıldığı ismiyle Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları alanı, tıpkı Çeviribilim gibi hem disiplinlerarası hem de disiplinlerötesi bir alan. Disiplinlerötesilik kavramıyla şu anda Erasmus programı çerçevesinde öğrencisi olduğum Humboldt-Universität zu Berlin’deki yüksek lisans programında yakınlaştım. Bölümün bağlı olduğu birim “Zentrum für transdisziplinäre Geschlechterstudien”. Bu “transdisipliner” Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Merkezi’nde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim veriliyor; bölümün tarihi 1990’ların başlarına dayanıyor. 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birlikte, uzun zamandır planlanan Disiplinlerarası Kadın Çalışmaları Merkezi projesi hayata geçirilmiş. Zamanla programın gereklilikleri ve kavramsal değişiklikler nedeniyle, disiplinlerarasılık kavramının yerini disiplinlerötesilik almış.

10354096_10203785378816812_3919503268109864070_n

Peki, neden Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları? “Gender” yani toplumsal cinsiyet, dünyayı algılamamızda devreye giren en temel kategorilerden biri. Toplumsal cinsiyet kavramı, toplumsal olarak inşa edilmiş cinsiyet rollerini tanımlamak için kullanılıyor. Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları, cinsiyet ilişkilerinin kurulduğu ve hayatı etkilediği durumları, önemini ve bu cinsiyet rollerinin dönüşümünü inceliyor. Böyle geniş kapsamlı bir analizi gerçekleştirebilmek de ancak pek çok farklı disiplinin bir araya gelmesiyle mümkün. Bu aşamada “Transdisziplinarität” pek çok disiplinin ortak araştırma paydası olabilecek bir yaklaşımı niteliyor. Alanın en temel özelliği de çeşitli bağlamlarda toplumsal cinsiyetin rolünü konulaştırabilmesi. Hem İstanbul Üniversitesi’nin hem Humboldt Üniversitesi’nin hem de incelediğim diğer okulların müfredatlarından yola çıkarak, çalışma alanlarının bir kısmını şöyle sıralayabiliriz: Kültür, medya, sanat, edebiyat, siyaset, ekonomi, iktisat, teknoloji, din, hukuk ve tıp. Listeyi uzatabiliriz elbette. Çünkü bu başlıklar altında araştırma yürütülürken,  Queer çalışmalar da araştırmanın parçası oluyor (Queer, Türkçede de “kuir” olarak kullanılıyor ve bu açıdan bir çeviri problemi de yaratıyor aslında. Queer teori, cinsiyetlerin ve cinsel yönelimlerin sınırlarının kesin çizgilerle belirmeyeceğini, kalıplara sokulamayacağını ileri sürer). Ayrıca sömürgecilik sonrası çalışmalar, çeşitli eleştirel yaklaşımlar ve analizler de Kadın Çalışmaları için önemli. Örneğin İstanbul Üniversitesi’nde “Edebiyatta Toplumsal Cinsiyet” konulu bir ders almış ve çeşitli eserlerin feminist yeniden yazımlarını incelemiştik. Humboldt’ta ise “Modern Kadın Yazarlar ve Sanat” isimli bir ders alıyorum; bu derste Virginia Woolf, Edith Sitwell ve Gertrude Stein gibi modern dönemin önde gelen yazarlarının sanatın başka dallarıyla olan ilişkisini ve edebiyatın geçişliliğini tartışıyoruz. Böylece bir çevirmen olmak için en önemli yetilerden birisi olan metin analizi yapabilme becerimi yeni seçtiğim alanda da kullanabilme şansına eriştim. Okuma ve öğrenme açısından çok zengin bir alan Kadın Çalışmaları. İstanbul Üniversitesi’ndeki iki dönemlik eğitimim esnasında Platon ve Aristo da okuduk, Rousseau ve Bourdieu da. Yüzyıllar öncesinden Mary Wollstonecraft da okuduk, Simone de Beauvoir da, günümüzün en önemli figürlerinden Judith Butler da… Geniş ve sistemli bir okumayla pek çok bakış açısını sentezlemeyi mümkün kılmaya çalıştık aslında.

Bu kadar farklı alanlarda çalışmalar, bir çevirmeni olumlu yönde etkileyebilir. Benim için bir çevirmenin bir diğer özelliği de çevirdiği kelimelerden her daim şüphelenmesi ve bağlamın içinde anlamla bütünleşen kelimeyi bulana kadar uğraşabilmesidir. Her çeviride çok ince düşünmeye vakit kalmıyor belki. Ama yapılmış okumalar, daha önceki çeviriler, dinlediğiniz bir tartışma ya da gözlemlediğiniz bir durum sizin çeviri belleğinizin bir yerine elbette saklanıyor. Ve günü geldiğinde, bu deneyimler ve kazanımlar herhangi bir çeviride günü kurtarabiliyor. Ben de terimsel ve kavramsal olarak zenginleştiğimi ve bu aşamadan sonra karşıma çıkacak sosyal bilimler metinlerine farklı bir noktadan bakacağımı biliyorum. Ayrıca hem bir birey hem de bir kadın olarak, feminist hareketin içinde yere daha sağlam adımlarla basabiliyorum artık.

Çeviride ve çeviribilimde kesin cevapların ve mutlak doğruların olmadığını biliyoruz. Kadın Çalışmaları’nda da sadece teori yok, kendi sorularımızı ve bilgilerimizi teoriyle harmanlayarak, yeni yaklaşımlar getirmek gerekiyor. O vakit, hayata her daim yeni sorularla bakabildiğimiz ve hep sorguladığımız günler umut etmeli…

Humboldt Universität zu Berlin: http://www.gender.hu-berlin.de/

Istanbul Üniversitesi: http://kadinarastirmalari.istanbul.edu.tr/

cut 10 12 inches of it
wandtattoo Is the Knockoff Purse a Great Gift

She could completley dress and undress herself
chanel espadrillesThe 8 Best Internet Sketch Troupes Whose Initials Aren’t TAM
Views All Time
Views All Time
260
Views Today
Views Today
1