MemoQ LiveDocs

MemoQ LiveDocs

MemoQ LiveDocs, çeviri araçları kullanılmadan çevrilmiş metinleri çeviri belleğine aktarmak için kullanılan modern bir araç. Fazla laf kalabalığı yapmadan hemen konuya geçelim, zira yolumuz biraz uzun.

MemoQ’da alignment (eşleme) işlemini başlatmak için yapmanız gereken ilk şey, bir proje yaratmak. İlgili müşteri için halihazırda bir projeniz varsa, işinizi bu projenin içinden de halledebilirsiniz. “New memoQ project” ekranında proje ismini yazmanız ve dil çiftini seçmeniz yeterli.

Yapmanız gereken ikinci şey ise yapacağınız alignment işleminin çıktısını aktaracağınız bir TM (çeviri belleği) oluşturmak. Proje içinde halihazırda bir belleğiniz varsa, bu belleği kullanabilirsiniz. Amacınız TMX olarak belleği dışa aktarmak ise, bu işleme özel boş bir TM yaratmak ve son olarak bu belleği TMX formatına dönüştürmek en mantıklısı olacaktır. Alignment işlemi sonucunda elde edeceğiniz belleği içerisinde bolca içerik bulunduran bir TM’in içine dahi aktarsanız, memoQ’nun TM filtre seçenekleri ile sadece bu içeriği seçip dışa aktarabilirsiniz. Neyse, konumuzdan fazla uzaklaşmayalım.

(yüksek çözünürlükte görüntülemek için ilk tıklama sonrasında açılan sayfadaki görsele tekrar tıklayınız)

Alignment dosyalarımızı ekleme vakti geldi. Öncelikle proje ekranında “LiveDocs” sekmesine tıklayalım. Açılan ekranın üst paneli “corpus”, alt paneli ise corpus’ların içerisindeki dosyaları barındırıyor. Öncelikle “Create/use new” komutu ile yeni bir corpus oluşturalım. İstediğiniz gibi isimlendirebilirsiniz. Ardından aşağıdaki panele geçelim ve “Add alignment pair” komutuna tıklayalım. Karşımıza çıkacak olan ekran şöyle:

“Browse” komutunu kullanarak kaynak ve hedef dosyalarımızı seçelim. Benim seçtiğim dosyalar, Seagate’in gizlilik bildiriminin İngilizce ve Türkçe versiyonları. Bu ekranda, alttaki seçenekler işimize yarayabilir.

  • “Use terms as anchors” seçeneği sayesinde projede bir termbase’iniz (terim bankanız) varsa, bu terimlerin karşılıklı eşleştiği segmentlerin birbiriyle eşleşmesini sağlayabiliriz. Elimizdeki dosyada böyle bir şey olmadığı için işaretlemedim.
  • “Compare bold/italic/underline” seçeneği ile dosyada kalın/italik/altı çizili formatlar düzgün yapıldıysa, bunların bulunduğu segmentlerin birbiriyle eşleşmesini sağlayabiliriz. Bu formatlar düzgün yapılmadıysa, işareti kaldırarak eşleme algoritmasının bunlar yüzünden yanlış yönlendirilmesini önleyebilir ve hata olasılığını azaltabiliriz.
  • “Compare inline tags” seçeneği de yine iki dosyanın birbirine ne kadar uygun formatlandığına göre uygulayacağımız veya uygulamayacağımız bir başka seçenek.

Alt paneldeki satıra çift tıklayarak alignment işlemine başladığımızda önümüze çıkan ekran şu şekilde:

(yüksek çözünürlükte görüntülemek için ilk tıklama sonrasında açılan sayfadaki görsele tekrar tıklayınız)

Gördüğünüz gibi gayet temiz bir eşleme söz konusu. MemoQ ilk başta bir eşleşme işlemi yapıyor. Burada doğru olduğuna daha çok inandığı eşleşmeleri koyu yeşil bağ ile, hata olasılığı bulunabileceğine inandığı eşleşmeleri ile açık yeşil bağ ile gösteriyor. Her iki tarafta da rahatlıkla metin düzenleme işlemleri yapabiliyoruz. Peki başka ne yapabiliriz? Bunun için hemen sağ tık menüsüne göz atalım:

“Split Segment” ile segmenti imlecin o an bulunduğu yerden ikiye ayırabiliriz.

“Join Segments” ile imlecin bulunduğu segmenti kendisinden bir sonraki segment ile birleştirebiliriz. Çok sayıda segmentin birleşmesi gerekiyorsa, ilk segmenti seçtikten sonra fareyi son segmente götürüp shift düğmesi ile tıkladıktan sonra bu komutu kullanmamız yeterli.

“Create Synchro Link” ile solda ve sağda seçtiğimiz iki segment arasında standart bağ oluşturabiliriz. El ile oluşturduğumuz bağlar, mavi renkte görünür. Ayrıca “Run Aligner” komutu için referans noktası görevi görür. Bu komuta birazdan değineceğiz.

“Create Cross Link” ise dosya diziliminde farklı yerlerde bulunan iki segmenti düzeni bozmadan birbiriyle eşlemenizi sağlar. (Gösterebilmek için içerikle kasten oynadım, evde denemeyin.)

(yüksek çözünürlükte görüntülemek için ilk tıklama sonrasında açılan sayfadaki görsele tekrar tıklayınız)

“Mark As Insertion” seçeneğiyle bir segmentin öteki metinde karşılığı bulunmadığını belirtebilirsiniz. Yine birazdan değineceğimiz “Run Aligner” özelliğinde faydalı olabilecek bir seçenek.

“Remove Link or Insertion” komutu da segmente ilişkin her türlü bağı kaldırmanızı sağlıyor.

Gelelim Run Aligner özelliğine. Diyelim ki üzerinde çalıştığımız dosyalarda, kaynak dosyada olan bir bölümün hedef dosyada olmadığını (veya tam tersini) fark ettik. Dosyada buraya gelene kadar yarım saat harcadık, emeğimiz heba olsun istemiyoruz. Ama daha dosyanın yarısındayız, bitmesine de var bayağı. Böyle bir durumda normal şartlarda yapmamız gereken, dosyanın kalan kısmındaki bağların tamamını koparıp ilgisiz kısımları atlayarak kalan her segmenti yeniden bağlamaktır, çünkü alignment algoritmasının kafası karışmıştır bir kere. Run Aligner özelliği ise normalde yalnızca dosyaların ilk açılışında gerçekleştirilen otomatik eşleme işlemini istediğimiz an, istediğimiz yerde yapabilmemizi sağlıyor.

Kısaca böyle bir durumda yapmamız gereken, bir tarafta olup öteki tarafta olmayan segmentleri “Mark As Insertion” olarak işaretlemek (toplu işaretleme için “Join” kısmında anlattığımız shift ile toplu seçme yöntemi kullanılabilir) ve karşılığı olmayan bölüm bittikten sonra eşleşmesi gereken ilk segmenti bağladıktan sonra “Run Aligner” özelliğini çalıştırmaktır. “From current segment” seçeneğini işaretlersek, otomatik eşleme işlemi yalnızca dosyanın geri kalanı için uygulanır ve genellikle son derece başarılıdır.

Eşleme işlemi bittikten sonra proje ekranında, alt paneldeki eşleme çiftimize sağ tıklayarak “Export to TM” komutuyla çalışmamızı proje dahilindeki herhangi bir TM’e aktarabiliriz. Ancak bu ekranda “Only confirmed (blue) links” seçeneğinin seçili olmamasına dikkat edin, yoksa yeşil bağların hiçbiri TM’e aktarılmaz.

Çevirisi nizami biçimde yapılmış bir dosya çiftini eşlerken hangi aracı kullandığınız, çok ciddi bir fark yaratmayabilir. Ancak LiveDocs, bilhassa sorunlu olarak nitelendirebileceğimiz dosya çiftlerinde sunduğu esneklik sayesinde fark yaratıyor. Kaynak ve hedef metinde gönlünüzce düzenleme, ayırma ve birleştirme işlemleri yapma, dosyanın istediğiniz yerinde otomatik eşleme algoritmasını çalıştırabilme gibi özellikler bunlardan en çok göze çarpanları. Tüm bunların yanında, diğer birçok eşdeğer programın aksine, memoQ’nun halen geliştirilmekte olan bir araç olduğunun da altını çizmek gerekiyor.

MemoQ; içinde çeviri belleği, terim bankası, proje yönetimi ve alignment gibi birçok özelliği bulunduran tam teşekküllü bir çeviri ortamı. “Translator pro” sürümünün standart fiyatı 620 € olsa da çeşitli kampanyalarda fiyatı 350-400 € aralığına kadar düşüyor. MemoQ, çeviri işini uzun vadeli bir meslek olarak görüyorsanız mutlaka değerlendirmeniz gereken bir araç. Hatta bana kalırsa, çeviri sektöründe “yatırım” sözcüğünün tam karşılığı.

Yazan: Selim Tekin

Abbyy Aligner 2.0

Abbyy Aligner 2.0

Çevirinin fiziki varlığı binlerce yıl geriye uzanıyor. Oysa teknoloji ileriye dönük, adım adım geliyor. Bu durumda ise önceden yapılmış çeviriler bir biçimde âtıl duruma düşmüyor mu? Çeviri belleklerinin kullanılmaya başlaması ve makine çevirisi araştırmalarıyla bu konu özellikle 90’lı yıllardan itibaren hem çevirmenlerin, hem çeviri bürolarının gündeminde. Peki ya terim tutarlılığı sağlayan bu bellekler, geriye dönük metinlerden nasıl faydalanır? Bunun bir yolu, arşivlerinizi açarak çevrilmiş metinlerinizi orijinal metinler ile eşlemek yani “alignment” yoluna gitmetir. Böylelikle eski çevirileriniz “boşa” gitmez, yeni işlerinizde önceki deneyimlerinizden faydalanmış olursunuz. “Segment” temelli bu belleklerde orijinal ve çeviri cümleler, özel bir program aracılığıyla tek tek eşleştirilir. Peki bu eşleme kolay mı olur, zor mu? Sahi, alignment için tek program Trados WinAlign mıdır?

Hayır. Abbyy Aligner, elinizdeki mevcut metinleri eşlemek için tasarlanmış, görece daha basit bir programdır. Kolaylıkları nedir, gelin bir bakalım:

1) Kullanıcıyı dosya uzantılarıyla uğraştırmaz. WinAlign’ın o “dokunulmaz” yedek dosyalarının yerine basit bir “export” mantığı ile size .tmx formatında bir bellek verir. Projeyi kaydetmek istediğinizde ise .ata formatında yine tek bir dosya yeterlidir çalışmalarınızı arşivlemek için. Yani WinAlign’de bir projeyi eşlemek için en az 5 dosya yedeklemeniz gerekirken Abbyy ile bu sayı 1’e iner.

2) Dosyaları eşleştirmek için hem WinAlign, hem Abbyy’de bir “align” komutu vermeniz gerekir. Sonrasında çoğu segment doğru olarak eşleşir, lakin düzeltilmesi gereken hatalar her zaman karşınıza çıkar. Bir önceki veya bir sonraki cümle ile eşleştirilen segmentleri birleştirmek (merge) veya ayırmak (split) durumunda kalırsınız. WinAlign’da bu hataları düzeltirken bir de yanlış eşleyen cümlelerin arasındaki bağı kaldırmanız gerekir (disconnect). Abbyy’de ise merge/split işlemlerinden sonra cümleler otomatik olarak eşlenir, ayrıca bir işleme (connect) ihtiyaç duyulmaz.

3) Abbyy’de proje açarken dil kombinasyonları seçip eşlenecek dosyaları daha en baştan eklemenize gerek yoktur. Programı açarsınız, eşlenecek dosyalardan orijinal metni sayfanın sol tarafına, çeviri metni ise sağ tarafına sürükleyip bırakırsınız. Dropboxvâri bu kullanım işinizi kolaylaştırır. Bir diğer kolaylığı ise dil kombinasyonlarını kendiliğinden tanımasıdır. Yani sizin kaynak metin Türkçe, hedef metin İngilizce diye bir seçim yapmanıza gerek kalmaz. Abbyy, “dilbilen” bir programdır.

4) Az buz değil, bir projeyi eşlerken işinize yarayan cümleler bir yana, bir o kadar da çeviri belleğinize almak istemeyeceğiniz segment çıkar karşınıza. Ne gibi mi? Örneğin:

1-2-3-4-5

biçiminde anlamsız bölümler de çıkacaktır karşınıza. Büyük hacimli projelerde bu örneklerin sayısı artar. WinAlign’da bunları ayıklamak için “disconnect” butonunu her seferinde tıklamanız gerekirken Abbyy’de art arda gelen önemsiz segmentler toplu hâlde silinebilir. Küçümsemeyin, karşınıza eşlenecek 100, hatta 1.000 sayfalık bir proje çıktığında kesinlikle hayat kurtarıcı bir özellik!

Abbyy’yi deneyin. Deneme sürümünü kullanırken tek seferde ne yazık ki en fazla 50 segment “export” etmeye izin veriliyor. Ancak bu bile programın elinize uygunluğunu denemek için yeter. Freelance sürümü edinmek için 3 yıllık lisans ücreti ise 100 avro. Eskiden kalma tüm çevirilerinizi belleğe dönüştürmek için yıllık yaklaşık 30 avro vermek göze alınamayacak bir yatırım değil gibi görünüyor.

Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Çeviri Belleği Sistemleri

Çeviri Belleği Sistemleri

Günümüz çeviri endüstrisinde çeviriye yardımcı kaynak ve araçlar, çeviri sürecinin olmazsa olmazı hâline gelmiştir. Çeviri için artan talep ve çeviri işinin kağıt esaslı bir ortamdan dijital bir platforma geçişi, çevirmenlerin çalışma şekillerini ciddi biçimde değiştirmiştir. Lynne Bowker‘ın (2002) da söylediği üzere, talep arttıkça kalite ve verimlilik gereksinimi artar; bu da daha kısıtlı zaman aralıklarında yüksek kalitede çeviri gerektiren büyük çaplı metinlerin varlığı anlamına gelir. Artan talebin üstesinden gelebilmek için gereken verimlilik artışı, çeviride elektronik alet ve kaynakların genişletilmiş kullanımı ile kazanılabilir ancak. Bugünlerde çeviri literatüründe ilgi odağı olan elektronik araçlardan birisi de Çeviri Belleği’dir (Translation Memory).

Anlaşılacağı üzere bugünkü yazımızın konusu, ‘Çeviri Belleği’ (ÇB) ile çevirmenlere parça metinlerin gönderilmesi nedeniyle çeviri kalitesindeki muhtemel bozulmalar karşısında Çeviri Belleği’nin faydaları ve zararlarıdır. Metnin orijinali Sinem Canım’a ait olup İngilizce olarak yazılmıştır. Derleme ve çeviri Ömer Erşah Çakmak’a aittir.

Çeviri Belleği Sistemleri, bugünün çeviri endüstrisinde yaygın olarak kullanılan elektronik araçlardan bir tanesidir. Sistem ilk olarak 1970’lerde görücüye çıkmış olsa da, ticari olarak rol alması 1990’ları bulmuştur. Çeviri Belleği sistemleri, kaynak metin ve hedef metinleri daha sonra tekrar kullanılabilecek şekilde bir veritabanında toplayan programlardır. Aynı zamanda, hem piyasada hem de akademik alanda bilgisayar destekli çeviri araçları olarak da bilinirler. Elina Lagoudaki’nin 2006 Çeviri Bellekleri Araştırması, çeviri mesleğine mensup 874 katılımcının %82.5’inin bir Çeviri Belleği kullandığını göstermiştir.

Çeviri Belleği Sistemlerinin Faydaları

En büyük faydalarının başında çevirmenlere zaman kazandırması gelir. Fazla sayıda tekrarlanan terim ve deyişler içeren metinleri çevirirken zaman kaybını önler. Çeviri Belleğinin diğer bir yararı ise çeviride tutarlılığı sağlamaya yardımcı olmasıdır. Önceki çevrilmiş parçaları otomatik olarak algılaması, hedef metinlerin biçimsel, sözcüksel ve terminolojik tutarlılığını arttıran bir yeniliktir. Günümüz çeviri endüstrisinde bir çeviri belleği sistemi kullanmak çevirmenlere bir rekabet gücü kazandırmaktadır. Çünkü daha kısa zamanda daha verimli çeviri, çevirmenlere avantaj sağlarken, çevrilecek kısımların azalmasından dolayı maliyetlerin düşüşü ise müşteriden gelecek bir sonraki talep açısından cazip görünecektir.

Çeviri Belleği Sistemlerinin Sınırları ve Zorlukları

Diğer her teknoloji gibi Çeviri Belleği sistemlerinin de zorlu yanları vardır. Öncelikli olarak, öğrenme eğrisine paralel olarak bu sistemlerin tam sürümlerini temin etmek ciddi bir yatırım gerektirir. Bunun yanı sıra, güncelleştirmeler de genellikle ücrete tabidir.

ÇB sistemleri, nitelik açısından bazı problemlere yol açabilir. Belleğin içeriği, nihai dokümana yapılan düzeltmeleri yansıtacak şekilde güncellenmezse, benzer bir metin çevrilirken aynı hataların tekrar etmesi kaçınılmazdır.

Diğer taraftan çevirmenler açısından bir diğer sorun, bu sistemlerin müşteri tarafından çeviri maliyetini düşürmek için kullanımasıdır. José Ramon Biau Gil ve Anthony Pym‘e göre bu olgu, çevirmenleri daha hızlı çalışmaya ve çoğu zaman özen göstermeden çevirmeye teşvik etmektedir. Diğer bir deyişle, bu sistemleri kullanan çoğu çevirmen, metnin bütünlüğünden ziyade eşleşme içermeyen kısımlara yoğunlaştığı için hedef metnin iletişimsel bağlamında kopukluklar meydana gelebilir. Zaman kısıtlaması altında ÇB sistemiyle çalışan bir çevirmen, bellekten gelen mevcut eşleşmeleri okumadan, kontrol edip düzenlemeden çevirinin kalan kısmına yönelmeyi tercih edebilir.

Bağlam ve Çeviri İlişkisi

Bağlam, çeviri çalışmaları için hayati bir öneme sahip olmakla birlikte açıklaması zor olan bir kavramdır. Çeviride bağlam çoğu zaman bir kısıtlama unsuru olarak görülse de bu çalışma, bağlamı çevirmenlere çeviri süreci boyunca yardım eden bir kaynak olarak ele alır.

Bir metnin yeni versiyonu çevrilirken yalnızca değişiklik gösteren kısımların çevrilmesi başlangıçta verimliliği arttırıcı bir faktör olarak algılansa da, çevirmenin yine de metnin tamamına, mümkünse bir önceki versiyonuna hakim olması sürece katkı sağlayacaktır. Bellekte herhangi bir eşleşmesi bulunmamış, parça parça olan kısımları düzgün bir şekilde çevirmek her zaman mümkün olmayabilir. Diğer bir deyişle, ÇB sistemleri çeviride bağlam eksikliğini gidermeye yardımcı olabileceği gibi başlı başına tek garantisi değildir. Sistemin kullanılış prensipleri, alınacak verimi belirleyecektir. Doğru kullanıldığında bu sistemler çeviriye tutarlılık kazandırırken çevirmenin emek oranını azaltacak, müşteriler açısından ise indirimli fiyat ve kısa vadede çeviri teslimi gibi avantajlar sunacaktır. Fakat sonuç olarak yine asıl mesele, sözkonusu sistemlerin profesyoneller tarafından kullanılış biçimi ve araçlara hakimiyettir.

Orijinal İngilizce metin: Sinem Canım

Derleyen ve çeviren: Ömer Erşah Çakmak

Kaynak: Translation Memory Tools for Avoiding Context Deficiency, İ.Ü. Çeviribilim Dergisi, No:3, s. 117-142, 2011.