Elia Exchange Programı

Elia Exchange Programı

Mütercim Tercümanlık ve Çeviribilim bölümleri ile çeviri işletmeler arasında kurulan köprü sayısı artıyor. 2013 tarihli GALA Global Talent Program’in ardından yakın zamanda Elia Exchange programının da duyurusu yapıldı. Türkiye’de ilk olarak Arel Üniversitesi’nde Eylül 2013’de pilot uygulamayla başlayan gerçek anlamdaki üniversite-sektör işbirliği, bir ders içerisinde gönüllü katılımcılarla birlikte yaklaşık 50 öğrencinin, sektörün farklı alanlarında çalışan 5 profesyonelin ve tüm bölüm akademisyenlerinin bir araya geldiği, müfredat ortaklığına dayanan bir alan yaratmıştı.

3 Kasım 2014 tarihinde İstanbul Üniversitesi Çeviribilim Bölümü‘nün ev sahipliğini yaptığı Elia Exchange tanıtım etkinliğinde farklı üniversitelerden akademisyenler, çeviri işletmeleri temsilcileri ve üniversite öğrencileri buluştu. Elia Exchange Yunanistan ve Türkiye bölge sorumlusu olarak Dilek Yazıcı’nın konuştuğu etkinlik, Elia derneğinin tanıtımıyla başladı. Hemen ardından, derneğin çeviri sahasında özetlediği boşluk/uçurum tarifi hayli yerindeydi:

Çeviri İşletmelerinin Bakışı

Üniversite Bölümlerinin Bakışı

BDÇ araçlarının kullanımına dair yeterli eğitim verilmiyor BDÇ araçlarının maliyeti yüksek, kullanım özellikleri çok sık olarak değişiyor
Mezunlar, gereken çalışma hızına yetişemiyor, bu hızın farkında değil Çeviri işletmeleri, ofis içi eğitimlerle kişileri çalışma hızına alıştırmalı
Dil yetkinliği yetersiz, ana dile hâkimiyette dahi sorunlar görülüyor Lisans eğitiminde her bir alanda yetkinlik kazandırmak mümkün değil
Mezunların müşteri ilişkileri konusunda bilgisi bulunmuyor İşletmeler, çalışma yöntemleri konusunda ofis içi eğitimler düzenlenmeli
Klavye hâkimiyetinden MT ve QA mafhumlarına birçok eksiklik hissediliyor Üniversitelerin öğrencilere hem profesyonel, hem akademik yetkinlik kazandırması bekleniyor. Ancak bölümler, yalnızca akademik yetkinlik kazandırmak temelinde değerlendiriliyor
Kurama gereğinden fazla ağırlık veriliyor Üniversiteler akademik kuruluşlardır, meslek yüksekokulu değil

Diltra şirketinin sahibi Dilek Yazıcı, üniversitelerin yıllık cüzi bir üyelik ücreti ödeyerek programa katılabileceğini, öğrencilerini dünya çapındaki Elia öyesi çeviri şirketlerinin staj programlarına yönlendirebileceği anlattı. Katılımcı üniversitelerin, çeviri şirketlerinden katılım ücretleri konusunda sponsorluk desteği alabileceği fikri, Mirora şirketinin ortağı Cihat Salman’dan geldi.

İkinci bölümde öğrenciler, yol ve yaşam masrafları konusundaki sorularını yöneltti. Elia’nın bu konuda taslak bir sözleşme metni hazırladığını, ancak her staj için geçerli koşulların ilgili çeviri şirketlerince belirleneceği aktarıldı. Hemen ardından akademisyenler, çeviri öğrencileri ve işletme temsilcilerinin söz aldığı tartışmalarda staj kapsam ve içerikleri Betül Parlak’ın moderatörlüğünde tartışıldı.

Çeviri alanındaki stajlarda çeviri uygulamasının dışında proje yönetimi, yazılım geliştirme, satış/pazarlama, entegrasyon gibi alanlarda çalışılabileceği hatırlatıldı. Her dönem yakınılan sorunlardan, üniversiteye giriş dönemindeki branş seçimindeki belirsizlikten bahsedildi. Öte yandan çeviri şirketlerinin çevirmenlere sunduğu imkânlardan, tam zamanlı mesaide masabaşında çeviri yapmanın ne denli cazip olacağı ve Türkiye’de çeviri sektöründeki yarışın bu koşulları niye iyileştiremediği konuşuldu. 29 Mayıs Üniversitesi’nden Işın Öner ise dünden bugüne ne denli ilerleme kaydedildiğine (hem üniversitelerin sektörle iletişime geçme isteği, hem şirketlerin bu iletişime katkıda bulunmadaki isteği) işaret etti.

(F)aktörleri ile Proje Yönetimi

8 Mart 2013 tarihindeki (aynı etkinlik 17 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesi’nde tekrarlandı) ‘”Çeviride Proje Yönetimi” konulu söyleşi, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Mütercim Tercümanlık bölümü öğrenci ve öğretim üyeleriyle çeviri sektöründen birbirinden değerli üç aktörü bir araya getirdi. Bilgilendirici olduğu kadar eğlenceli de geçen etkinlikte öğrenciler, birbirinden farklı üç alana dair bilgi alma ve ilgi alanlarına göre, tecrübeli konuşmacılara sorularını doğrudan sorma şansı buldular.

İlk sözü alan Ümit Özaydın, hem yazılı hem sözlü çevirideki geniş deneyiminden öğrencilere güzel örnekler sundu. Gerek işletmecilik tarafında gerek çevirmenlik tarafında az rastlanır bir birikime sahip olan Özaydın, bu çok taraflı bakış açısından, çeviri sektörünün dünü ve bugününe dair önemli bilgiler verdi.

İkinci konuşmacı Diltra’dan Levent Dede, yazılı çevirinin başından sonuna nasıl bir süreç olduğunu, gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçların bildiğimiz çeviri sürecini nasıl etkilediğini öğrencilere aktardı. Levent Dede’nin bilgilendirici sunumundan akılda kalan bir metafor, bazen müşterinin çevirmeni ‘fotokopi makinesi’ olarak görmesi oldu. Levent Bey’in bu benzetmeyle kastettiği, ”100.000 karakterlik çevirim var, öğleden sonraya alır mıyım?” diyen, hepimizin zaman zaman karşılaştığı müşteri örneği.

Üçünü sözü alan, çeviri teknolojilerinden kitap çevirmenliğine geniş bir yelpazede ilgi alanları bulunan Çağdaş Acar’dı. Çağdaş, öğrencilerle, kendi başlarına çok deneyerek ve yanılarak ulaşacakları bazı tecrübeleri paylaştı. ‘Kitap çevirisinde süreç’ başlıklı bu kısa konuşmada bir çevirinin yayınevinden çıkma sürecini, yayıneviyle ilk iletişim kurmadan, eser yayımlandıktan sonra hakların korunmasına kadar geniş bir yelpazede dinlemiş olduk. Çağdaş, Türkiye’de ve Avrupa’da yayıncılığa dair de bilgilendirici ipuçları sundu.

Bu kısa ve çok dolu etkinliği organize eden ve sunan, YTÜ Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümününden Elif Ertan Hoca’ydı. Elif Hoca’ya böyle bir güzel etkinliği mümkün kıldığı ve sektörden önemli aktörleri öğrencilerle bir araya getirdiği için teşekkür ederiz.

Yazan: Ufuk Yılmaz