Hayata ve Çeviriye Feminist Bakış

Hayata ve Çeviriye Feminist Bakış

Aslında bu yazıya “Ben çevirmenin önyargısız ve peşin hükümsüz olanını severim” diyerek başlamayı planlıyordum… Sonra, tam da ben bu yazıyı yazmaya karar verdiğim sıralarda, sosyal medyada bir “pembe taksi” tartışması patlak verdi. Kadınların daha güvenle yolculuk etmesi içinmiş. Read more

2016 İKSV Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvuru çağrısı

2016 İKSV Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvuru çağrısı

İKSV’nin öykü, roman, şiir gibi edebiyat çevirilerini desteklemek amacıyla Türkiye’nin ilk kültür bakanlığını yapmış, çevirmen, şair, yazar ve akademisyen Talât Sait Halman anısına başlattığı çeviri ödülünün 2016 senesi başvuru dönemi dün itibariyle açıldı.

Sevin Okyay, Ahmet Cemal, Yiğit Bener ve Kaya Genç’ten oluşan seçici kurulun başvuruları değerlendireceği sürecin sonunda ödüle layık görülen çevirmene bir defaya mahsus 15 bin TL’lik destek verilecek. Çevirmenlerin ve yayınevlerinin herhangi bir dilden Türkçeye çevrilmiş ve ödül yılı dahilinde yayımlanmış edebiyat eserleriyle aday olabileceği ödüle son başvuru tarihi 4 Kasım 2016.

Geçtiğimiz sene ilki düzenlenen Talât Sait Halman Çeviri Ödülü, Georges Perec’in La Boutique Obscure: 124 Rêves adlı eserini Karanlık Dükkân: 124 Rüya başlığıylaTürkçeye çeviren Siren İdemen’e verilmişti.

Başvuru şartları ve süreciyle ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için buraya tıklayarak İKSV’nin ilgili sayfasına ulaşabilirsiniz.

Man Booker 2016 Uluslararası Edebiyat Ödülü

Man Booker 2016 Uluslararası Edebiyat Ödülü

Edebiyat dünyasının en saygın ödüllerinden İngiltere menşeli Man Booker 2016 Uluslararası Ödülünün sahibi, 155 aday kitap arasından The Vegetarian başlıklı kitabıyla Güney Koreli yazar Han Kang ve kitabın Koreceden İngilizceye çevirisini yapan Deborah Smith oldu.  Read more

Walt Whitman’ın Çimen Yaprakları

Walt Whitman’ın Çimen Yaprakları

Bundan 124 sene önce bugün, 26 Mart 1892’de Amerika’nın devrimci şairi Walt Whitman öldü. O, 1800lü yılların Amerikasında büyük bir aşkla bağlı olduğu ülkesinin, söylenenin aksine şiir ve edebiyatta Batı’nın etkisinde ve gölgesinde kalmadığını her kelimesinde kanıtlayarak, ömrünün sonuna kadar kendini ateşli bir biçimde insanlığa, üretmeye, birliğin gücünü herkese göstermeye adamış bir yazardır.

İnsanoğluna bakarken sevgiden içi titreyen bu şairin kendini ifade etme arzusu o zamanlar var olan eski biçimlere sığmamış, onu şiirde yeni biçimler yaratmaya itmiş.

“Bütün bu yeni, bu gelişmekte olan olaylar, anlamlar, amaçlar için, yeni bir şiir, yeni biçimler, yeni söyleyişler gerek.”

Kendisi düzyazı ile koşuk arasındaki engelleri yıkmakla övünür; şiirlerinin devrimci niteliği burada yatar. O, eski kuralların çoğuna boyun eğmemiş olsa da yerlerine yeni kurallar koymayı bilmiştir. Şiirlerinin bir diğer özelliği ise kaynaştığı, güç aldığı, hayran olduğu halkın dilinde yazılmış omasıdır. Yine bu sebeptendir ki Çimen Yaprakları’nın kendi hazırladığı baskıları acımasızca eleştirilmiştir. Malum, bu kılıkta bir adamın şiir yazması o dönemde edebiyatı hiçe saymaktı.

Dilin canlılığının bilincinde, pek çok ulusun kaynaşmasıyla ortaya çıkan Amerika’nın bu özel durumunu belirtmek için yapıtlarını konuşma dilindeki « Americanos, Libertad, Allons, Ma Femme, Viva… » gibi yabancı sözcüklerle süslemiştir.

Hayatının sonuna kadar dili işlemeye, güzelleştirmeye çalışmış bir aşıktır.

Whitman’ın yaşadığı günlerde Leaves of Grass (Çimen Yaprakları) on kere basılmış. İlk yedisi kendisi, son üçü kitapçılar tarafından. Şair her baskıda yapıta bir yandan yeni şiirler katar, bir yandan eskileri düzeltir, işler, yeniden yazarmış. Kitap bugünkü halini ancak sekizinci baskısında alabilmiş.

450 sayfalık bu eserin kısaltılmış ve derlenmiş hali Haziran 2015’te Sel Yayıncılık’tan Memet Fuat Türkçesiyle yayınlandı. Herkes için yazan bu şair, Türkçe de okunsun diye…

Walt Whitman’a dair bu bilgiler Memet Fuat’ın Çimen Yaprakları için yazdığı önsözden yola çıkarak derlenmiştir.

Thought

OF Obedience, faith, adhesiveness;

As I stand aloof and look, there is to me something

         profoundly affecting in large masses of men,

         following the lead of those who do not believe

         in men.

Düşünce

Boyun eğme düşüncesi, inanmak, bağlanmak,

Şöyle uzakta durup baktığım zaman, insana inanmayanların

önderliğinde giden insan yığınlarında,

bana son derece dokunan bir şey var.

Thought

Of Equality—As if it harm’d me, giving others the

         same chances and rights as myself—As if it

         were not indispensable to my own rights that

         others possess the same;

Düşünce

Eşitlik düşüncesi— kendime verdiğim fırsatları, hakları herkese

vermenin, sanki bana bir zararı dokunurmuş— sanki

herkesin eşit hakları olması, benim haklarım olması demek değilmiş gibi.

Thought

Of Justice—As if Justice could be anything but the

         same ample law, expounded by natural judges

         and saviors,

As if it might be this thing or that thing, according

         to decisions.

Düşünce

Adalet düşüncesi— sanki adalet doğanın yarattığı, yargıçların,

kurtarıcıların açıkladıkları o büyük yasadan başka bir şey olabilirmiş gibi,

Sanki verilecek kararlara göre, şöyle değil de böyle

olabilirmiş gibi.

Bir garip bilgi:

Bazı kaynaklarda belirtildiği üzere Walt Whitman 19.yy’da çok popüler olan ve kişinin kafasının şeklinden onun karakterini ve zekasını belirleme iddiasında olan frenolojiye büyük ilgi duyarmış. Tartışmasız o dönemin dehalarından sayıldığından, Whitman ölümünden sonra kafatasının açılarak beyninin çıkartılmasına ve incelenmesine izin vermiş. Ölümünden bir gün sonra beyni çıkartılarak incelenmek üzere Amerikan Antropometri Derneği’ne gönderilmiş ve fakat incelemeyi yapacak olan frenologlardan veya asistanlarından birinin beynin bulunduğu kavanozu elinden düşürmesiyle beyin, üzerinde hiçbir inceleme yapılamayacak şekilde paramparça olmuş.

Daha fazlasını okumak için, kaynağa gidebilirsiniz.