The Society of Authors 2016 Çeviri Ödülleri açıklandı

The Society of Authors 2016 Çeviri Ödülleri açıklandı

Çevirmenliğin meslekleştiğini, bu mesleği yapan kişileri ödüllerle onurlandıran kurumları gördükçe umudumuz tazeleniyor: The Society of Authors, 2016 çeviri ödüllerini açıklandı.

The Society of Authors, 1884’te İngiltere’de “yazarların haklarını savunmak ve yazarlık mesleğini ileri taşımak” hedefiyle kurulan, profesyonel yazarlığın meslekleşme yolundaki en önemli adımlarından olan bağımsız sendika. Sendika George Bernard Shaw, Wirginia Woolf, Philip Larkin, Compton Mackenzie gibi pek çok yazarı temsil etmekte.

The Society of Authors elbette yazarlarla omuz omuza çalışan, görünmez kahramanları, çevirmenleri de unutmuyor ve her sene Arapça, Felemenkçe, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Modern Yunanca, İspanyolca ve İsveççeden İngilizceye yapılan yayımlanmış kitap çevirileri arasından, belirledikleri kriterlere göre en başarılı bulduklarını ödüllendiriyor. Yazarların seslerini her dilde duyurmalarını sağlayan, yazın dünyasının bu önemli aktörlerine toplamda yaklaşık 11,000£ ve 5,000€’luk para ödülleri dağıtılıyor. Ayrıca titizlikle düzenlenen, heyecanla beklenen bu özel gecede yazarların kitaplarından pasajlar okunuyor, çevirmenler çeviriye dair konuşuyor.

İşte 2015’te yayımlanmış çeviri eserlerinden bu ödüllere layık bulunan kitaplar ve çevirmenleri,

 

Banipal - Sultan's Seal

Saif Ghobash Banipal Ödülü, her sene Arapçadan İngilizeye yapılmış başarılı bir çeviri esere ve çevirmenine verilen 3,000£’luk ödül. 2015 senesinin sahibi Youssef Rakha’nın Arapça eserini The Book of the Sultan’s Seal ismiyle İngilizceye çeviren Paul Starkey

 

 

 

 

 

 

Schlegel-Tieck

Bu sene 51.si verilen Schlegel-Tieck Ödülü, Almancadan İngilizceye yapılan kitap çevirisi ödülü. Bu seneki sahibi Jenny Erpenbeck’in Almanca eserini The end of Days başlığıyla İngilizceye çeviren Susan Bernofsky.

 

 

 

 

 

 

 

Scott Moncrieff - Harraga

Boualem Sansal’ın Fransızca eseri Harraga‘yı İngilizceye çeviren Frank Wynne, her sene düzenlenen, 1,000£’luk para ödüllü, Scott Moncrieff Ödülü‘nün 51.sine layık görüldü.

 

 

 

 

 

 

 

Premio - Cercas

Premio Valle Inclán Ödülü  İspanyolcadan İngilizceye yapılmış başarılı bir kitap çevirisine her sene verilen 2,000£luk çeviri ödülü. Anne McLean, Javier Cercas’ın Outlaws adlı kitabının çevirisiyle ödülü alan çevirmen oldu.

 

 

 

 

 

 

Bernard Shaw - The Listener

Tove Jansson’un 2015’te İsveççeden İngilizceye çevrilerek The Listener başlığıyla yayımlanan kitabı ve çevirmeni Thomas Teal, 3 senede bir verilen 3,000 £’luk Bernard Shaw Ödülü‘nün sahibi oldu.

 

 

 

 

 

 

 

Vondel - In Those Days

Felemenkçe veya Hollandacadan İngilizceye yapılan kitap çevirilerinin yarıştığı Vondel Ödülü, iki senede bir The Society of Authors tarafından verilen 5,000€’luk bir çeviri ödülü. 2015’te yayımlanan çeviri eserlerden ikisi bu ödüle layık görüldü. Biri, Remco Campert’in In Those Days başlığıyla İngilizceye çevrilen kitabının çevirmeni Donald Garner.

 

Vondel - Letter for the King

 

Bu ödülü alan diğer çeviri eseri ve çevirmen, Tonke Dragt’ın kitabını İngilizceye The Letter for the King başlığıyla kazandıran Laura Watkinson.

 

 

 

 

 

 

Sağlam temellere ve bilgiye dayanan benzeri bir meslekleşme ve örgütlenmeye ulaştığımız, profesyonelliğin karşılığı olan böylesi ödüllerin çoğaldığı yarınların dileğiyle… 

Görme engelliler için nü fotoğraflar kitabı

Görme engelliler için nü fotoğraflar kitabı

Lisa J. Murphy, CNIB (Kanada Ulusal Körler Enstitüsü) Taktil-Dokunsal Tasarım bölümü sertifikalı bir fotoğrafçı ve aynı kurumda uzun zamandır görev yapan bir gönüllü. Tactile Mind adını verdiği bu çalışmasında kendi tasarladığı imajları, plastik sayfalara thermoform denen teknik sayesinde, ısı ile şekillendirip yontarak körler için nü fotoğrafların yer aldığı bir kitap yaratıyor. Her biri tamamen el yapımı ve imzalı bu kitaplarda 17 adet 3 boyutlu taktil fotoğraf yer alıyor ve her fotoğrafa Braille alfabesinde yazılmış metinler eşlik ediyor.

Sanatçı, çalışmalarına pornografi denmesini tercih etmiyor. O, bizim kolaylıkla ulaşabildiğimiz erotik kitapları veya nü fotoğrafları görme engelli bireyler için de ulaşılabilir kılmaya çalıştığını belirtiyor. 

Kanadalı sanatçı Lisa J. Murphy’nin 2010 yılında yaptığı bir diğer çalışma, Tactile Atelier Bookmark. Yine thermoform tekniğiyle şekillendirilmiş plastik sayfalarda bu sefer iç çamaşırlarıyla değişik kadın vücutları yer alıyor.

2 senelik uğraşın sonucu olan Tactile Mind kitabını internet üzerinden sipariş etmek mümkün. Fiyatı 255 Kanada Doları civarında.

Körler ve görme engelli bireyler için çalışmaya gönül vermiş Kanadalı sanatçının elinden çıkma, engelsiz nü fotoğraf kitabından birkaç fotoğraf,

 

tactile-mind

 

Kitapta yer alan fotoğraflardaki figürlerin hepsi maskeli. Bunun sebebi olarak Murphy, arkadaşlarını kendisine çıplak poz vermeye ancak bu yolla ikna ettiğini söylüyor. Çünkü fotoğraflar taktil imajlara dönüşmeden önce fotoğraf çekimi yapılıyor, uygun bulunan fotoğraflara göre kalıplar hazırlanarak sayfalar şekillendiriliyor.

 

tactile mind   tactile mind

 

Capture d’écran 2016-02-17 à 12.59.10

 

Capture d’écran 2016-02-17 à 12.59.24

tactile-mind1

 

braille

Engelsiz gelecek yolunda, Erişim Uluslararası Simgesi değişiyor!

Engelsiz gelecek yolunda, Erişim Uluslararası Simgesi değişiyor!

Erişim simgesi, çeşitli kamu alanlarında engelli bireylere tahsis edilmiş bölgeleri belirtmede kullanılan sembol. Sembollerin gittikçe artarak iletişimde yer almaya başladığı bugünlerde, yarım asırlık tarihe sahip bu simge de yerini yeni ve dinamik bir tasarıma bırakıyor.

 

accessible.icon

 

Erişim Uluslararası Simgesi bundan 47 sene önce, Danimarkalı tasarımcı Susanne Koefoed tarafından çizilmiş, çeşitli güncellemelerden sonra ISO kriterlerine uygun bulunarak dünyanın her yerinde kullanılmaya başlanmıştı. 

1990’lardan itibaren pek çok tasarımcı, “engelsiz” alanları belirtmek için kullanılan bu uluslararası işareti yeniden yorumlayarak kullanıma geçirmek için çabaladıysa da, bu ancak 2011’de çizilen bu yeni tasarıma nasip oldu.

The Accessible Icon Project bir tasarım aktivizmi (design activism) çalışması. Herkes için erişilebilir, kullanıcı dostu, çok da güzel bir internet siteleri var, görmenizi tavsiye ederim. Grafik tasarımcılardan oluşan aktivist grubun bu projedeki amacı, kamusal alanlardaki engelli sembollerine el atarak, konudaki farkındalığı arttırmak ve şehirleri herkes için erişilebilir kılmak.

Tekerlekli sandalyede oturan durağan bir figür yerine, yeni tasarımda artık öne doğru eğilmiş, sandalyesinin tekerlekleri dönen, dinamik ve hareketli bir figür var. Bu yeni tasarım için “kendi kaderinin sürücüsü” diyorlar.

Tasarladıkları yeni sembolü şeffaf çıkartmalara basarak son 5 senedir farklı şehirlerde gördükleri eski erişim sembollerinin üzerine yapıştırıyorlar. Bu gerilla pazarlama stratejileri o kadar büyük yankı buldu ki, şu anda dünyanın dört bir yanındaki insanlardan yeni tasarımın nasıl yayıldığını gösteren fotoğraflar alıyorlar. Öyle ki Museum of Modern Art (MOMA) bu sembolü koleksiyonuna ekledi. ABD Hazine Müsteşarlığı Binası girişinde bu yeni tasarımı görmeniz mümkün. Connecticut eyaletinde başlatılan imza kampanyasının sonunda bu yeni tasarım yasal olarak kabul edildi. Hindistan’da çoktan bu sembolü benimsemiş hastaneler var.

Türkiye’de henüz bu tasarım örneğini görmemiş olsak da engelli bireyleri hayata kazandırmak için onlarla elele verip çalışan, bu bireyler göz ardı edilerek yapılan şehir düzenlemelerinin karşısında duran ve değişmesi için onlarla beraber mücadele veren, toplumdaki engelli algısını doğru bir bakış açısına dönüştürmek için çabalayan güzel dernekler var. Sizin de etrafınızda bu yolda emek veren insanlar varsa, dünya çapında böyle bir hareket olduğundan haberdar edin, değişim yolunda beraber yürüyelim.

 

icon-iso-design-standardization

 

icon-sticker-2

 

 

icon-moma

 

icon-marshalls

 

 

icon-multiplicity-treasury

 

icon-multiplicity-sign

 

icon-multiplicity-infodesk

 

Hatalı hep tercüman mıdır?

Hatalı hep tercüman mıdır?

 

Gençlerbirliği-Bursaspor maçı öncesi. Lig TV, röportaj için futbolculara mikrofon uzatıyor. Bursaspor, röportaj vermesi için Japon futbolcu Hajime Hosogai’yi, yanında takım tercümanıyla yolluyor. Sorular soruluyor, İngilizce, Japonca, Türkçe çeviriler havada uçusuyor. Konuşma bitince herkes teşekkür edip uzaklaşıyor. Geriye “Tercüman Krizi”, “Tercüman Skandalı”, “Tercümanın Büyük Ayıbı” gibi manşetler kalıyor, Şansal Büyüka, televizyon programında konuyla ilgili “Böyle terbiyesizlik olmaz” diyor.

Peki bu röportaj haberleştirilirken bütün fatura neden tercümana kesiliyor? Neden krizleri yaratan, medyayı yerinden oynatan, yanlışları yapan ve sonunda manşetlere hep olumsuz şekillerde yansıyan Tercüman oluyor? Neden şimdiye kadar hiçbir konferans veya toplantı sonrasında, ya da bir röportajın ardından tercümana “Ne kadar da iyi çevirdiniz, sizi tebrik ederim” diyenini görmüyoruz? Veya gazetelerde “Başarılı tercüman, toplantıya mükemmel çevirisiyle imzasını attı” gibi bir manşet hatırlayanınız var mı?

Tercümanı günah keçimiz ve tüm sorunların kaynağı ilan etmeden önce futbolcuyu, o tercümanla birlikte röportaj vermeleri için yollayan takım yönetiminin bu bilinçli kararını nasıl görmezden gelebiliriz? Ya da tercümanın azıcık Japonca, Japon futbolcunun da konuşulanları anlayabilecek kadar İngilizce biliyor olabileceği ihtimalini nasıl gözardı edebiliriz? Belki de kamera önüne çıkmadan önce futbolcu ve tercüman aralarında anlaşmışlardır, nereden bilebiliriz?

Haberciliğin artık bu tek taraflı, ezberlenmiş, durumu çarpıtan manşet alışkanlığından, “tercüman” ve “çevirmen” sıfatlarını skandal, kriz, beceriksizlik gibi olumsuz anlamlı sözcüklerle gazetelere ve televizyona taşımasından vazgeçmesi gerekiyor. Bizim de çeviri olgusunu daha detaylı tanıyıp, benzeri haberlere sorgular bir tutumla yaklaşmamız.

Sevgili Alev K. Bulut’un Tercüme Hatası!? başlıklı kitabı, çeviri konulu gazete haberlerinden yola çıkarak tam olarak bu konuyu, “çevirinin hava gibi etrafımızı sardığı bu küresel dünyada her anlaşmazlığın sorumluluğunu tercümana ya da çevirmene yıkma alışkanlığımızı” ele alıyor. Bu alışkanlığı değiştirmek ve çevirinin ve çevirmenin rolünü ve konumunu anlatmak, yeni bir bakış açısı kazandırmak adına verdiği çabalardan ötürü kendisine bir kez daha teşekkürlerimizi sunarız.

 

 

 

Ve karşınızda son model emoji setleri

Ve karşınızda son model emoji setleri

Hayatımızı kolaylaştıran, leb demeye hacet bırakmadan halimizi anlatmamızı sağlayan, yeni nesil dil “emoji”ye eklenecek yeni semboller yolda!

 

  • Kafa karışıklığına mahal bırakmayacak kadar netler,

  • Sinsice kelimelerin yerini alıyor, sözlüklere sızıyorlar,

  • Moby Dick gibi bir klasiği kendi dillerinde, emojice yazmayı başardılar (bkz. Emoji Dick),

  • Konuştuklarınızı emojiye, emojileri kelimeye çeviren çeviri uygulamaları en çok indirilen uygulamalar arasında,

Onlar emojiler, aramızdalar ve gittikçe çoğalıyorlar! 😱

Unicode Teknik Komitesi (The Unicode Technical Committee- UTC) aşağıdaki 79 karakteri yeni emoji adayları olarak kabul ettiğini belirtti. UTC’nin 2016Q2 toplantısında, Unicode 9.0’a eklenerek 2016 Haziran’ında piyasaya hangi sembollerin sürüleceğinin son kararı verilecek. Unicode 9.0 adayları, 2015 toplantısında kabul edilenlerden oluşuyor.

2016’da kabul edilecek yeni semboller, 2017 Haziran’ında piyasaya sürülecek Unicode 10.0’ın adayları olacak. Emojilerin adaylıkları ve kabulleriyle ilgili süreç hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.  

Bu semboller henüz adaylık sürecinde olduğundan kaldırılabilir, kod noktaları, glif veya isimleri değişebilir, dolayısıyla kullanmaya çalışmayın!

İşte hislerimizin yeni tercümanları olmaya aday emojiler:

emoji candidates

emoji candidates

emoji candidates

emoji candidates

emoji candidates

emoji candidates

Yeri gelmişken söyleyelim, kriterlere uygun olduğu sürece herkes emoji yaratıp adaylığa sunma şansına sahip. Varsa “ah şöyle bir emoji olsa, tam beni anlatırdı” dediğiniz bir sembol, Unicode’un kendi sitesine giderek emoji önerileriyle ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Yeni emoji setlerimiz şimdiden hayırlı olsun, güzel günlerde kullanmamız dileğiyle…